Özlemle anıyorum…Ekrem Güreş

Share Button

 

1972 Zuğur yaylası Beriler(aramızda olmayanları saygı ile anıyorum)

KARERİN Filistininde,diğer bir anlatımla Şirnanda yaşama merhaba dedim.Vare Mazide ilk solunum olayımı yaşadım. Havasını kokladım. Suyunu içtim. Gök yüzünün ne kadar mavi Ay ışığının ne kadar aydınlatıcı olduğunu o dağlarda gördüm, orda yaşadım.İnsanların o sıcak,sevgi ve saygı dolu yüzünü tanımaya başladım. Vare Zuğurda yaşamı daha da bilinçli yaşadım. İlk duygu yüklü bulutlarla Zuğur yaylasında tanıştım. İlk duygusal öpücüğümü orda yaşadım. Duygularımı anlatamadım. Bentlerle oluşturduğumuz küçücük gölcüklerde yüzmek, okyanus derinliği gibiydi. İnsanları sevdim. Büyüklerimizin özellikle genç evlilerin yanı sıra genç bekârların oynadıkları oyunları, büyük bir hayranlıkla izledim. Oyunlarını sevdim. Çılapeyi, Verısı nınge, Küs ve daha buna benzer oyunları hayranlıkla seyrettim. Zuğur yaylasında ki kayada   söylediğim türküler, Gömleğimin kolunu kesip ilada kısa kolu gezeceğim derken annemin oğlum ayıp, el alem sana güler ve aldığım tepkilerle birlikte, yaptığımın çok ayıp bir şey olduğunun yanı sıra, deli oluşum dilden dile dolaştı.Ama kısa kolu gömleğimi giyerek deliliğimi kanıtladım. Arkadaşlarla birlikte Gölcüklerde yaptığımız yüzme denemeleri, kuzu otlatmalar, Beri ve xoydana gidişler. Emin Elverişli ve Hasan Serinkaya ile arkadaşlık ilişkilerin dostluğa dönüştüğü, dostluğun insan yaşamına katığı güzelliği ve  o güzelim  günler…

Hoşgörü deryası olan yaşlı çınarlarımızın güzelliklerine,sağduyularına,uzlaşma kültürlerine ne demeli..,Romıye Palıvan, Mahmud efendi,Zeki ve Selim efendi,Amerikancı,Koço, Heciye Palıvanan,İsmaile palıvanan,Hesené Fariz, Hesené derbaz, Apé Xelil, Hesené Riza, Rizayé Şané, Apé İvil. Selimé Şişko, Rizayé Pano, Ağayé Cafiran, Huséné Temé,Mala ingo,Gülabiye nade, Aliye pure,Mehemede Pure,İsmaile cıve,Hüsene cıve,Ape Eyüp,Ape Mamud(çülagci),Hesene Heci, Mılo,Emine Derbaz,Hüsene korki,Zavut,Ezize ingo,Mehemede Hese Ali,Ape Halıt (eee canıki) Fakirlığın abidesi Doğo ve Çobanlığın çınarı Süleyman.

Daha ismini anımsayamadığım bu saygın  şahsiyetler, Kürt dillinin ve kimliğinin birer yaşatanıydılar. Kürdistan coğrafyasında Devletin Kürt dilli ve kültürünü yok etmeye yönelik asimilasyon politikalarına karşı direnen bu insanlar, devletin baskılarına karşı Asimilasyon politıkasını  o coğrafyada hayatta geçirmediler. Ne yazık ki   dedelerimizin bu onurlu mücadelelerine bizler sahip çıkamadık. Bu gün çocuklarımız kendi ana dillimizi büyük bir çoğunlukla bilmiyorlar. Diğer bir deyimle atalarımızın konuştuğu dil unutulmuş, konuşmadıkları dil baş tacı edilmiş.

Kış olunca İnsanlar gündüzleri köme giderken, akşamları hoş görünün çınarı Hüsene derbaz gillerin odasında toplanarak günün yorgunluğunu özellikle Romiye Palıvananın anlatığı çirok ve Hazreti Alinin cenklerinin yanı sıra oynanan bom, altmış altı ve altı kol kağıt oyunlarıyla atmaya çalışıyorlardı.Bu anlatımlar her sene tekrarlanmasına rağmen, insanları bıktırmıyordu. Bunun yanı sıra Amerikancının Amerika’da ki Radyo ve teknoloji harikalarından bahsederken İnsanların dışarda “Errrrrr va Amerikancı çığasi dave,caran kutuya meri dıkevı”Amerikancının  ne kadar uydurduğunu,oysa farkında olmadıkları çok önemli bir olguyu göz ardı ediyorlardı. Her nedense kendi cehaletlerinin farkında değillerdi.

Ya kadınlarımız onlara ne demeli. Nazımın dediği gibi “ soframızda ki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımız.”O kadınlardan biriside Anamdı. Erkeğin gök, kadının yer olduğunu, erkeğe karşı gelinemeyeceğini, Erkek söverde,döverde inancını mı, Yediği dayaklarımı söylesem, kırık kolundamı? ,kırılan kafasından mı? Hüngür, hüngür ağlamalarından mı? babamın gaddarlığından mi? bahsetsem. Ne desem, gerçeği nasıl haykırsam yazının sonunu nasıl bağlasam..

Önce o yaratıcı kadınlarımızı sevgi ve saygı ile anmak istiyorum.

Güla Derbez,Naza Güri,Cema Palıvanan,Amoja Hezime,İlfe,Fata Veli,Zina Amerikanci,Hekime hanım,Güla İskender ve ismini buraya aktaramadığım o saygın analarımız,nenelerimiz.Hepsinini saygı ve sevgiyle anıyorum.

Yıllar su gibi akıp giderken neler, neler kaybettiğimizin farkında değildik. O güzelim insanların büyük bir kısmını yitirdik. Oysaki o insanların ellinde su içtim, ayran içtim, bıcık yedim, zırfet yedim, hevrışk yedim. O insanlar, annemdi, babamdı, amcamdı, dedemdi, komşumdu, köylümdü. Annelerimiz, Babalarımız, dedelerimiz, atalarımız birlikte yaşamın zorluklarını paylaştılar. Sevinçlerini kavgalarını, birlikte yaşadılar. O insanlar bizleri bu günlere taşıdılar. Onun içindir ki o insanlara hayat borçluyuz, minnet borçluyuz. Bu minnet borcumuzu bu güne taşırken, onları anma ortamını bu gün yakalaya bildim. Yaşama veda eden insanları saygı ile anarken, aramızda olanları da sevgi ve saygıyla kucaklıyorum.

Ekrem GÜREŞ

Not:1972 yılında tarafımdan Zuğur yaylasında çekilen resimler 22 Ekim 2008 tarihli şirnan sitesinde yayınlanmıştır.Ulaşabilirsiniz…
 

One Response to Özlemle anıyorum…Ekrem Güreş

  1. hasan Xoce dedi ki:

    Birez Goreş,
    ziman nasnama mîrovanê. Kese ku zimanê xwe durketîyê;mixabin jîyana vî kesî ji ez bawerim ser nebaşiye didomê.
    Her cûk bi zmane xwe stranan dibeje,
    Hergiya li ser koka xwe şin dibe,
    Her teyr bi refa xwe dahildifirî.Te ji bi Tirkî anîye ziman.xezil em li ser koka xwe, bi zimanê xwe,refe xwe da hilfirîya.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir