BİNGÖL İLİ ADAKLI İLÇESİNE BAĞLI KARER BÖLGESİNDE Kİ DAREBÎ(SÜTLÜCE) KÖYÜNÜ TANIYALIM (1)

Share

   Halis YURTSEVER 

12Darebî köyüne coğrafik olarak baktığın zaman, etrafı dağlarla çevrili ve yörenin adını aldığı Karêr  Baba dağının eteklerinde kurulan şirin bir köydür.Köyün etrafı dağlarla çevrili bir vadidir.Bu dağlar sırayla Heser Baba,(şeker baba), Karêr Baba ve Dikan (Horoz) Baba dağlarıyla çevrili derin bir vadidir.Darebî köyü  mezralar ve yaylalar bakımında da zengin olmakla birlikte, geniş bir yayla ve mezra arazisine sahiptir. Darebî köyü Karêr Bölgesinin en eski ve en böyük köyüdür. Deniliyor ki  Darebi köyüne 1. Zeynel Ağa aşiretiyle birlikte geldiğinde Darebi Köyüne bağlı Lolan mezrasına gelip yerleşen Lolan aşiretine mensup insanlar yaşıyormuş.

                                            DAREBÎ KÖYÜNÜN KISACA TARİHÇESİ
                  Hormek aşiretinin esas geldiği yer İran devletinin sınırları içerisinde bu günde yer alan Batı Horasandır. İran da iki Horasan vardır. Bunlar batı ve doğu  Horasandır. Doğu Horasanda Harzem Şah Türkleri Orta Asyadan gelip yerleştikleri coğrafi bölgedir. Batı Horasan denilen Bölgede ise çok eskiden beri yerleşik bir halk olarak yaşayan Kürt halkına mensup bir coğrafyadır. İşte bizler yani Karêr de yaşayan bu halk o Coğrafi yadan gelip  Karêre yerleşen halktır.
                        HORASAN DA GÖÇ ETMENİN SEBEBİNE GELİNCE
               Horasan bölgesinde yaşayan Kürtler o dönemde Eba Müslümê Xorasanîye (Horasani)bağlı ve ona itaat ederler. Eba Müslümê Xorasanî  bilindiği gibi büyük bir Kürt Komutanıdır. Eba Müslüm bu dönemde Emevilerle  savaşiyor ve Emevileri yeniyor. Emevi leri yendikten sonra Halifelik Eba Müslüme geçiyor Eba Müslüm ve Eba Müslüme bağli olan Kürt halkı o dönem Haz. Ali yanlısıdır ve Ehli Beyttir. Bunun üzerine Eba Müslümê Xorasanî Halifeliği götürüyor Abbasi Halifesi Ebu Caferê Mansuri nin Sarayın da  Ebu Cafere diyor ki senin artık hiçbir rakibin kalmadı. Bundan sonra Halife sensin diyor ve Halifeliği teslim ediyor. Gel gelelim ki Ebu Caferê Mansurî  ihanet ediyor Eba Müslümê Xorasanî(Eba Müslümê Tebera) yi kendi Saray in da katl ediyor. Bunun üzerine Eba Müslümê Xorasanîye bağlı  ve ona itaat eden Kürt halkına mensup bir çok aşiret göç ediyor ve Kuzey Kürdistan denilen coğrafi bölgeye doğru geliyor.  Bu aşiretler ilkin Bedinan(Hakari) denilen bölgeye, oradan Botan Bölgesine ve oradan da Erzincan dan  Dersim Coğrafya sina gelip yerleşiyorlar.
            Hormek Aşireti ve beraberinde ki diğer Kürt aşiretleri Dr. Nuri Dersimi’nin deyimi ile 700 tarihinde Dersime gelip yerleştiği  dönemdir. Bununla beraber Haz. Ali evlatlarından 8. İmami Rıza’nın neslinde . Pir Haci Bektaşi Veli de 680’de Emevilerin baskısından dolayı Xorasan’dan (Horasan’dan) Orta Anadolu ya geçiyor. Haci Bektaşi Veli bu dönem  Bektaşi Ocağına bağlı Dedeleri Dersime gönderiyor Bektaşi liği yaymak için. Oysa ki Horasanda gelen alevi Kürtler Horasanlı Eba Müslüme bağlı olduklarından dolayı Bektaşilik Dersimde yayılmadı. Dersimde ki alevi Kürt ler Eba Müslümê Xorasaninin Kitaplarını okuyarak ibatetlerini de ana dilleri olan Kürtçenin dimilki(Kirdki, zazaki), kurmanci lehçeleriyle ibadetlerini dile getiriyorlardı.
            Dersim halkı, Bingöle bağlı Kiğı , Muşa bağlı Gımgım(Varto) ilçesi,Erzıngan (Erzincan) ili ve bağlı olan bazı ilçeler. Malatiya iline bağlı bazı ilçelerde ki Alevi Kürtler Bamasur ve Kurêş Ocağına bağlı oldukları için buralarda Bektaşilik  yayılmadı. Haci Bektaşi Veli daha sonra 1321 yılında Anadoluda ölüyor.Hormekliler bu dönem deDersimin bu gün halen ilçesi olan Nazimiye nin Sülbüs dağı eteklerinde kurulmuş bulunan Cıvarik köyüdür. Bilindiği gibi Cıvarik köyü üç kez yok olduğu, yeniden kurulduğu söylenir.1744 yılında o dönem de Hormek  Aşiretinin ağası  olan Üsüv Ağa’nın ölümünden sonra yerine Zeynoşa yani  1. Zeynel (Zeynel  Ağa  yê Kal) geçer. 1. Zeynel  bir çok Hormek’li gibi hırslı, dirayetli, dediğini yapan bir kişiliğe sahiptir.
             Zeynel Ağa yörenin güçlü aşiretlerinden Karsanan Beylerinden birinin kızını kardeşine gelin eder.  Gelin Zeynel ağanın kardeşini beğenmez babasının evine kaçar. Zeynel Ağa Karsanan lı beyden gelinini  geri ister.  Zeynel Ağanın gelini geri dönmek istemediği için bu istemi yerine getirilemez.  Zeynel ağa adamlarıyla birlikte bir gün Karsan beyinin konağını kuşatır. Gelinini dışarı çıkarır kılıçlar ve beyin küçük kızını kaçırır, kardeşiyle evlendirir. Getirilen kız Dersimin güçlü aşiretlerinden Heyderan aşiret reisinin nişanlısıdır. Heyderan aşireti bunu bir “namus” ve ”onur” meselesi yapar, kızın derhal babasına teslimini ister.Zeynel ağa kızı geri vermez. Bunun üzerine Heyderan, Karsanan, Demenan gibi bir çok Dersim aşireti Cıvarık köyüne saldırır köyü yakıp yıkarlar…
                                                  HORMEKLİLERİN  DAĞILIŞI
                 Cıvarık köyünün dağılışından sonra, Dersimin,Hıran,İzol, Kureyşan,aşireti aracılığıyla aşiretler cemaatı toplanır.Bu cemamat Zeynel ağayı haksız bulur ve kızı geri vermesini ister.Zeynel ağa karara uymaz ve 30-40 aileyle 1786 yılında Cıvarık köyünü terk ederek Kiğı’ya göç eder.O dönemde Kiğı’ya bağlı, Şimdiki Adaklı ilçesine yakınındaki Zeyno Mezrasını  kendisine yurt eder. Ancak Heyderanlar Kiğı’ nın Mireleri Yazıcıoğlullarını tehdit eder ve Zeynel Ağayı bölgelerinde barındırmamalarını  ister.Bu tehdit kısa sürede etkisini gösterir. Yazıcıoğlulları  Zeynel Ağa üzerine sefer tazeler.Bu çatışmalarda çok kan akar.Zeynel Ağa ve akrabalari burada da barınamaz. En nihayet  1787 tarihinde göç  ederek Karêr ‘in Darebî  köyüne gelip yerleşir. Adaklı ilçesine bağlı olan bu mezranın adı halen Zeynel mezrasıdır. Bu mezra adını 1. Zeynel olan ,Zeynel Ağayê Kal dan almaktadır. 1. Zeynel ve aşireti gelip Karer’in Darebi köyüne yerleştikten sonra,bu sefer de Şafi ve suni inançlarla bitmeyen çatışmalar başlar. 1. Zeynel  Ağawo Kal 1809 yılında Darebi köyünde ölür. Mezarı Şimdiki Körkan köyünde Qemer Ağanın(Kamer Ağanın) kömünün  arkasındadır.
                   Böylelik le Hormek aşireti  Karêr köylerine Bingöl merkeze bağlı  Bubana köyüne, Cafran  (Telesmori) köyüne, İbraiman (Güzeler) köylerine, Muş iline Bağlı  Gımgım(Varto) ilçe merkezine ve bağlı köylerine dağılmişlar. 1.Zeynel Ağayê  Kalın büyük oğlu Mehemed  Ağa Karêr’în Darebî (Sütlüce) köyünde kalır,Küçük oğlu Mıstefa Ağa da Varto ilçesinin Kasıman köyüne gidip yerleşiyor.Zeynel Ağanın diğer oğlu Ali Nalkıran da bir davet özerine gittikleri  Yazıcıoğluları köyünde kahve içme esnasın da üç kardeşin kahvesine de zehir konuluyor, Mehemed Ağa ile Mustafa Ağa,  deniliyor ki tehlikenin farkına varmışlar içmemişler, kardeşleri Ali Nalkıran minnet etmeden içince zehirleniyor ve ölüyor.Bunun özerine Hormekliler len,  Yazıcıoğluları arası açılıyor Cumhuriyetin kuruluşuna kadar da devam  ediyor. ..Mustafa Ağa Varto ilçesinin Kasıman Köyüne gidip yerleştiği zaman zaten   Hormekliler  Varto ilçesine bağlı köylere daha önceden gidip yerleşmişler. Şimdi hali hazır Hormekliler Varto ilçesinin 24 Köy 5 mezrasın da yerleşik olarak yaşıyorlar…Yine Hormekliler Osmanlıların son döneminde Ruslar 1916 yılının kış mevsiminde gelip Erzurumda kaldıkları dönemde alınan duyumlar üzeri   Karerli Küçük Ağa Ruslara karşı da hazırlıklar yapıyor. Bu dönem Küçük ağa yaşlıdır Millis kuvetlerinin başına oğlu Mehmet Hulusi Bey geçiyor. Tabi bu benim yazdıklarım kısaltılmiş olarak bir nevi özet olarak yazılmiştır. Bu bir tarihtir. Kısacası Osmanlılar dönemi  böyle öz olarak yazdım. Birde Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi vardır. Devamı gelecek…

3,896 total views, 1 views today

6 Responses to BİNGÖL İLİ ADAKLI İLÇESİNE BAĞLI KARER BÖLGESİNDE Kİ DAREBÎ(SÜTLÜCE) KÖYÜNÜ TANIYALIM (1)

  1. Erdal diyor ki:

    Halisbey ben de hormekli oymağındanım dedemin annesi ve babası körkan köyünde mezarları var.Dedemin ismi Mehmet Kavurma Uzun Mehmet olarak bilinir uzun boylu olmasından kaynaklanmaktadır.Ben de geçmişimizi araştırıyorum. Halamlar Varto çaylar da yaşıyor.Dedem 1926 yılında Erzurum Merkeze gelip yerleşiyor. Halamların soyadı Dalveren Dedemin ise Kavurma bilginiz varsa bilgilendirirseniz sevinirim.o bölgeleri bilmiyorum şuan kocaeli’de yaşıyorum.SAYGILARIMLA

  2. Nihat ARYA diyor ki:

    Halis bey,tarihler arasında uyuşmazlık var.Hormeklilerin dersime gelip yerleşmesi m.s.700 yııllar olarak belirtmişsiniz.Hacı bektaşın yaşam yılları 1200-1270 yılları kapsıyor.Bu nedenle hormeklilerin alevi inancını hacı bektaşı veli dergahı marifetiyle benimsemeleri belirtiğiniz tarihi gerçeklilik açısında uyuşmamaktadır. Kaldıki alevilik inancı nı hititlere(mö 2000-3000 yıllar) dayandıran araştırmacılar var.Semaver figürlerini,sazlı sözlü inanç ritüelleri, kısacası günümüz alevi inancına özdeş birçok hal ve hareketler hitit kabartmalarında görmek mümkündür.Bu dönemdeki ali,alevi inancının şu andaki aleviliğin besimsemiş haliyle beygamberin yeğeni amcasının oğlu veya damadı ali değildir.O zamanki ali gök tandırıdır.Sadece isim benzerliği var.On iki imam inancına dayanan islami yorum bin yıllar sonra ms 1000 1500 yıllarda islamın yayılması,diğer inançları etkilemesi ve alevi inancına aktarılmıştır.Bu nu kabul edişte eski inanca bağlı kalınarak yapılmıştır.Yani beygamberin yeğeni yine gök tanrıdır.Ayrıntılı bilgi:www.yolunezeli.com sitesi.Saygılar

  3. Nihat ARYA diyor ki:

    Medeniyetin beşiği mezopotamyam ve anadoludur.İlk medeniyetler burda kurulmuştur.Bunların tarihi m.ö 2500-3000 yıllara dayanmaktadır.Bunlar hattiler,hititler,hurriler,guttiler,medler dir.Son üç sırada yer alanlar çoğu araştırmacılara göre kürtlerin atalarıdır.Hattiler,hititlerinde bunlarla ilişkili olduğu belirtilir.Meddeniyet merkezden çevreye yayılmıştır.Medeniyetin ilk beşiği bu uygarlıklarla başladığına göre kürtlerle organik bağlaranın olması kürtler açısında olumlu bir olgu olsa gerek.Şöyleki persler med kürt devleti döneminde m.ö 500 yılında hindistanda büyük bir topluluk halinde gelen dilenci bir topluluktur.Bu nedenle med ler bunlara bu günkü kürtçede bile kullanılan parseng yani dilenci demişlerdir.Med imparatoru bunları hakimiyeti altında bukunan bu günkü iranın elam bölgesine yerleştirmiştir.Tarihin bir çilvesi med kültürünü dilinin etkisinde kalan bu topluluk medleri yıkarak pers imparatorluğunu kurmuştur. Alevi inancının ilk nüvelerini yine bu uygarlıkların kültürlerinde aramanın daha doğru olacağına inanıyorum.Çünkü aleviliğe dair sazlı sözlü,semalı arslanlı boğalı görseller,cem ayini gösterir figürler hatti,hitit kabarmalarında görmek mümkündür.Bilindiği gibi zerdüştlüğün öğretisi mazda kitabı kürtçenin bir lehçesi olarak kabul edilen zazaca(dımıli) yazılmıştır.Bu öğreti de de gök tanrı inancı mevcuttur.Eşitlikçi,paylaşımcı bir toplum öngörmektedir.Toprak,su,rüzgar,güneş,ateşv.b yaşamın belirleyicileri kutsaldır.Tıpkı bu güngü alevilikte olduğu gibi.Aleviliğin mezopotamya ve anadoluda orjinli olduğuna inandığım sebeplerden bir diğeri ise,sema sazlı sözlü inancın bu çoğrafya dışında dünyanın diğer çoğrafyalarında olmayışıdır.Alevilik orta asya kökenli ise veya arabistan kökenli ise bu çoğrafyada bu inanca ait izler niye yok.Efendim islam dini medeniyet fişeklerinin atılımdan çok sonraları ortaya çıkmıştır.M.S sonra 600 yıllarda.Medeniyet basamak basamak ilerler.Sıçramalı basamaklar halinde değil.İslam dinide eski medeniyetlerden kopuk değil.Öğreti açısında islamcı bir arkadışımın deyimiyle zerdüşt öğretisiyle yüzde atmış uyumlu olması boşuna değil.Arabistanda yaşanan maddi yaşamı eski medeniyet uygarlıklarıyla birleştirerek arabistana özgü yeni bir inanç sistemi şeklinde doğmuştur.Bu inanç sahiplerinin günümüzde savundukları gibi,en üstün inanç,en üstün öğreti,kabul edilmesi gereken en doğru,en sonsuz inanç şeklinde kabul edilmesi bir safsatadan ibarettir.Bence bu inancın en büyük hantikabıdır. Gelelim Ebu Müslim Horasaniye İslam inancının kabulü değişik putlara tapan arablar arasında zor yoluyla olmuştur.Halkların inançlarını terk etmesi kolay değildir.Ders kitaplarında anlatılan hendek,huhud savaşı arapların kendi içindeki savaşlarıdır.Kabulü noktasında araplar arasında onlarca savaş yapılmıştır.Nihayetinde arapların büyük çoğunluğu islam inancını kabul etmiştir.Bu sayede arablar arasında islam üst kimliği uluşmuş,bu üst kimlik sayesinde birlik olmuşlardır.Üst kimlikte uluşan birlik diğer halklara,inançlara karşı fetihçi bir karektere bürünmüştür.Özelikle ömer zamanında bu fetihçilik karekter ön plana çıkmıştır.Mezopotamya ve horasının istilası bu dönemde olmuştur.Sasanileri(ki bu devlet kürt karekterlidir) yenerek mezopotamya ve horasana girilmiştir.Buralar istila edilmiştir.Halife adına arap valiler buralara gönderilmiştir.Zor ve şiddet yöntemleriyle islamlaştırma,arap toplulukların buralara götürülüp yerleştirilme yöntemleriyle araplaştırma uygulamaları yapılmıştır.Tek üretim faktörü olan toprak ve yöre insanı arap valiye vergilendirilmiş,arap valide toplanan vergileri bir kısmını yerel toprak ağalarına,bir kısmını kendisine pay ettikten sonra büyük bir çoğunluğunu merkezde bulunan halifeye göndermiştir.Bu şekilde ekonomik ve kültürel sümürü çarkıkurulmuştur.Ancak bu çark bölgede yaşayan halkça kabul görmemiştir.Kürt-fars kültürüne sahip Halkın büyük çoğunluğu bu çarkı kabul etmemiştir.Mazda inancına sahip halkın büyük çoğunluğu özelikle köylü çoban halk büyük baskılara rağmen eski inancına sahip çıkmış,talana sömürüye boyun eğmemiştir.Bu nedenle yoksul halk ile islami valiler yada iktidar arasında çatışmalar eksik olmamıştır.Bu çark m.s.700 lerde başlamış-1200 yıllara kadar devam etmiştir.Tüm bu zaman diliminde arapların kendi arasında merkezi düzeyde iktidar(Halifelik) savaşları da hiç eksik olmamıştır.Merkezdeki arab mualefet merkezdışındaki muhalefet ile hühümeti düşürme noktasında zaman zaman iş birliğine gitmiştir.Tıpkı abasilerle ebu müslimi horasani gibi. O dönem merkezde emeviler merkezde iktidarda.Horasanıda doğal olarak emeviler yönetiyor.Abasiler ise emevilerden iktidarı almak istiyor.Ebu müslim horasanda yaşıyor.Kürt ve perslerden oluşan geniş bir kitlesi var.O da emevilere mualif.Abasiler onunla emevilerin yıkılması noktasında işbirliğine gidiyorlar.Ve ebu müslimi horasaninin horasanda emevi valisine karşı başlattığı baş kaldırı kısa sürede emevilerin yıkılması ve abasilerin iktidara gelmesiyle son buluyor.Doğal olarak ebu müslimi horasani harasan valiliğine atanıyor,abasilerce.Ve bu süreç içerisinde emevilerden yana tavır koymuş yerli halka ve arablara yöneliyor.Bazı araştırmacılara göre 600 bin kişiyi öldürüyor.Bu arada başka bir uygulamayada gidiyor.Zerdüşlüğe dayalı mazda inancına,kürt-pers kültürel değerlerine,eşitlik paylaşımcılığa dayalı mazdaist hüremilik v,b inançlara yeniden yaşam alanları yaratıyor.Aslında bu kürt kültürel değerlerini sahiplemedir aynı zamanda.Tabii bu uygulamalar merkezdeki halifece kabul görmüyor.Bu nedenle merkeze çağrılıyor.Ve bir ayak oyunuyla merkezde bulunan dönemin abasi halifesi tarafından sarayda öldürülüyor.Yerine yardımcısı atanıyor. Katıl edildikten sonra ardılları olam eşitlikçi,paylaşımcı bir inanç öğretisine sahip mazdaist zerdüşti taraftarları sahipleniyorlar.Onun mehdi kurtarıcı olarak içlerinde yaşadığını kabul ediyorlar.Abasi halifeliğine karşı başkaldırılarını sürekli hale getiriyorlar.Hüremilik,sinbad,hasan sabah v,b bir sürü ayaklanma esin kaynağı ebu müslimi horasaniyi sahiplenmedir.Ortak noktaları mazdaesit,zerdüşti eşitlikçi paylaşımçı inanç temelinde bir yaşam yaratmaktır.Hüremilik hareketi özelikle ebu müslime eşlik etmiş ölümünden sonra mücadelesinin bayraktarlığını yapmıştır.
    Sayın halis,bu yazısında hormekli aşireti ile ebu müslimi horasani arasında bir bağ kurmuştur.Olabilir.Ancak bir çok hormekli bu bağı türklük temeline indirgemektedir.Bu yanlıştır.Ebu müslim kürttür.Müslimin mücadele yıllarında bölgede türk olgusu yoktur.O dönemde türkler daha çok türkistanın üst kısımlarında bozkırlarda göçebe yaşıyorlar.Türk kültürü horasanda belirgin değildir.Türklerin horasana inmesi abasilerin son dönemleri,m.s 1200 yıllarıdır.Oysa bu dönemde kürt kültürü bölgede hakimdir.Fiziksel olarak kürtlerin varlığı belirgindir.Bu tarihsel bir gerçektir. Hüremilik dedik.Mazdacığı esas alan eşitlikçi paylaşımcı bir hareket dedik.Bu hareket ebu müslimi horasani şahsında kabul gören kürt üst kimliği olduğuna inanıyorum.Hormeki adının hüremilikten geldiğine inanıyorum.Çünkü günümüzde bile bölgede yaşayan bir çok kürt aşireti isimleri farklı olsa bile kendilerine hormeki demektedirler.Yani bu bir üst kimlik olgusur.O da aslında eşitlikçi paylaşımcı mazda ist olan hüremiliktir.Saygılarımla

  4. Ural Eroglu diyor ki:

    Merhaba sayin Halis Yurtsever;
    yazinda da belirttigin gibi Xormekan Asireti’nin tarih boyunca yogun olarak yasadigi yerlerden biri Horasan’dir. Ayni sekilde Horasan’in bati bölgeleri, Zagroslar, Urmiye ve cevreleri de en yogun ve uzun süre yasadiklari yerlerdendir. Yazinda Dogu Horasan ve Bati Horasan diye iki ayri sehirden bahsetmissin. Horasan bir sehir olmakla birlikte eyalettir. Dogu ve Bati Horasan tanimi iki ayri sehir icin degil, eyaletin dogu ve batisini belirtmek icindir.
    Horasanli Aba Müslüm, Sii Abasilerle birlikte Emevi saltanatina karsi savasti. Emevilerin yenilmesinden sonra Abasi yönetimi onu kendi iktidari icin tehlikeli görüp komployla katleti. Horasanli Aba Müslüm Ehli Beyt degildir. Ehli Beyt demek Hz. Muhammed ailesinden olmak demektir. Hz. Muhammed ve Hz. Ali Arap, Horasanli Aba Müslüm ise bir Kürttür. Büyük olasilikla bölgedeki Hurem hareketinden etkiler tasimakla birlikte Sii ve Ehli Beyt yanlisiydi. Bir halife degil, önemli bir halk önderi komutandi.
    Horasanli Aba Müslüm Abbasi ihanetine ugrayip katledilince, eskiden O’na destek verip Abbasilerle birlikte Emevilere karsi savasan Kürtler, Iranlilar ve Azeriler büyük oranda Huremist hareket öncülügünde Abassilere karsi isyana basladilar. Emevilere karsi Sii Abasilerin yaninda yer alan Huremmist hareket, artik Abasilerin önemli düsmanlarindandi. Bölgede bir kac asir etkisini sürdüren Huremizm hareketi, Abasilerin son kitlesel vahsi saldirilarina maruz kalinca bölgedeki daglik alanlara cekildiler. Bazilari Afganistan ve Pakistan’a kadar kactilar. Daha önceki vahsi saldirilarda oldugu gibi bu sürecte Dêrsîm bölgesindeki daglarin arasina kacanlar olasiliktir. Bu olasiliga karsin Nuri Dêrsîmî’nin verdigi M. S. 700 yillarinda böyle bir göc mümkün degildir. Cünkü Abbasilerin vahsi saldirilari M. S. 800’lerde yogunlasip halki göce zorladi.
    Haci Bektas Veli M. S. 1200’lerde yasadi. Hz. Ali evlatlarindan degil Türktür. Dedigin gibi Dêrsîm’de Bektasiligin etkisi olmamistir. Anadolu’da Bektasiligin yayilmasinin nedeni ise Alevilerin devletin saldirilarindan korunmak icin kendilerini Bektasi gibi göstermesinden dolayidir. Zaman zaman Bektasiler de saldirilara ugrasalar da gerceklik budur.

  5. Ural Eroglu diyor ki:

    Merhaba sayin Nihat Arya;
    yazdigin yorumdaki dogrulara katilmakla birlikte, Perslerle ilgili yazdiklarina katilmiyorum.
    Persler, Hindistan’dan gelen dilenci halk topluluklarindan degildir. Kürt tarih yazarlarindan arkeolog Selahattin Mihotoli’de kitaplarinda senin gibi Pers ismini kürtcedeki pars (dilenme) kelimesi ile ayni anlamda acikliyor. Oysa gercek böyle degildir.
    Yunan ve Avrupali bazi halklarin dillerinde, Iranlilarin atalarindan olan Farslar Persler diye tanimlanmaktadir. Filistin Palestina ve benzeri sekilde aciklanmaktadir. Perslerle akraba olan biz Kürtler hep Iranlilari Fars Faris olarak tanimlamisiz. Bir Kürt masali olan Apê Faris (Fars Amca), Perslerin bölge halklarinca nasil tanimlandiklarini göstermektedir. Yani pars ayri bir kelime ve anlamdadir Fars, Faris ve Pers ayri bir kelime ve anlamdadir.
    Kuskusuz cok eski caglarda Hindistan’dan Iran ve Anadolu’ya olmak üzere batiya, bir kismi Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’ya yayilan boylar oldu. Ayni halk toplulugunun Iran ve Akdeniz ülkelerine yayilanlari Ekvator kusagina yakin olmalari nedeniyle esmer, Karadeniz’in kuzeyinden Balkanlara ve bazi Avrupa ülkelerine yayilanlar ise daha iliman bir iklim nedeniyle beyaz ve sari renkler adilar. Belirtigin M. Ö. 500 yillarinda yine Hindistan üzerinden gelen ve Parsek (dilenci) diye tanimlanan boylar oldu. Parsek ayri bir kelime ve anlamdadir Pers (Fars) ayri bir kelime ve anlamdadir.
    Kuskusuz tarih arastirmalarinda isim ve kültür benzerliklerini de degerlendiriyoruz. Ancak bu, bilimsel yöntemlerle ve bazi maddi verilere dayandirilarak dogru sonuca varilir. Selahattin Mihotoli, Cemsid Bender ve Ethem Xemgin gibi sekilci ve subjektif davranarak isim ve kültür benzerliklerini degerlendiremeyiz. Bu anlayisi nedeniyle Selahattin Mihotoli ve Ethem Xemgin’in sunduklari verilerden yararlanirken, yorumlarini ise büyük oranda elestirmekteyim.
    Persler (Farslar) ve Medler ayni dönemde bölgeye gelen Hint Avrupali iki akraba boydur. Bu konuda tüm dünya tarihcileri hemfikirdir. Medler ve Persler M. Ö. 21 Mart 612’de bölge halklarinin itifakiyla Asur Imparatorlugu’nu yikti. Tabi bu tarihten asirlar önce Medlerin ve bölge halklarinin Asur Imparatorlugu’na karsi mücadele icinde oldugunu unutmamaliyiz. Tüm dünya tarihcileri bu konuda hemfikirdir.
    Görüldügü gibi, Persler Medlerle akraba ve ayni dönemde bölgeye geldiklerine göre, M. Ö. 21 Mart 612 yilinda destansi Newroz direnisine birlikte katildiklarina göre, Med kralina darbe yapip yönetime gecen Persli Med kralinin kizindan torunu olduguna göre, senin belirttigin M. Ö. 500 yillarindaki Parsekler (Dilenciler) degildir. Persler (Farslar) ayri, Parsekler ayridir. Gerek cok eski caglarda gerekse M. Ö. 500’lerde Hindistan’dan batiya yönelen ve Kürtlerin Parsekler diye tanimladigi neseli, müzikli dilenci topluluklari, Romanlarin atalari olarak kabul edilmektedirler.

  6. Derviş Sevin diyor ki:

    Arkadaşlar yorum yazmayayım diyorum ancak yazılanlara bakınca dayanamayıp yazıyorum.Yukarıda yazılanlar hiç bir kaynağa dayandırılmıyor.En etkin ve tanınmış bilim adamları bile Mö 3000 yıl öncesini böylesine kolay bir okul ödevi gibi rahat yazmıyorlar.Hani bunların kaynaklaarı hani yazılı belgeleri.Başka türlü inana bilirsiniz Alevi inancını başka şeylerle karıştırmayınız.Lütfen artık inancımızdan elinizi çekiniz.Eba Müslimi horasani Kürtmüş yada Türkmenmiş, ne olursa olsun haksızlığa karşı savaşan yiğit bir insanmış.Yok aleviler Zerdüşt inancından geliyorlar yok Yezidilikle ve daha başka şeyler karıştırıyorlar. Alevi inancında hatta sunni islamda bile zerdüştliğin izleri var.Ancak putperest olan arapların islamiyeti seçtikleri gibi asyada yaşayan Kürtler ile Türkmenlerde islamiyeti seçmişler.Bunlardan bir kısmı sunni islamı bir kısmıda daha ılımlı,paylaşımcı ve hümanist bir düşünce tarzı olan Aleviliği seçmişler.Ne Alisiz nede on iki imamsız Alevilik olmaz.Arkadaşlar başka şeylere inanabilirsiniz hatta inanmayabilirsiniz saygı duyarız.Ancak kafanızdaki şahsi düşüncelerinizi Alevilik inancıyla özdeşleştirmeyiniz.Sizde bizim inancımıza saygı duyunuz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>